Robotik Süreç Otomasyonu Nedir?

07.04.2021

İzlerken keyif aldığımız ama sonrasında telaşa kapıldığımız bilimkurgu filmlerinden olsa gerek çoğumuzun aklına ‘robotik’ deyince insansı robotlar geliyor. Bu haberde bahsi geçen robot o robotlardan değil; işlerin otomatik yürümesini ve iş verimliliğini maksimize etmeyi sağlayan bir yazılım.

Yapılan bir araştırmaya göre; bilgisayar kullanan ofis çalışanları günlük çalışma saatlerinin %65'ini otomatikleştirilebilecek manuel işlere harcıyor. Robotik Süreç Otomasyonu, insanların bilgisayarları kullanarak belli kurallar çerçevesinde yaptıkları işleri, robotların bir insanın yapabileceğinden daha hızlı ve hatasız şekilde yapabilmesi anlamına geliyor. RPA (Robotic Process Automation), çalışanların insan katma değeri gerektirmeyen rutin işlerini bir yazılım robotu aracılığı ile gerçekleştirerek onlara daha yaratıcı işlere ve şirketlerin gelecek vizyonuna katkı sağlayacak zamanı kazandırıyor. Öte yandan hataları sıfırlayarak süreçlerin daha hızlı ve verimli yürümesini sağlıyor.

RPA, yalnızca var olan süreçlerin otomatikleştirilmesini sağlamıyor. Kendisine atanan süreçleri hatasız yürütürken, bir yandan da yapay zekâ kullanarak sistemin kendi kendine öğrenmesini, yeni ve daha etkili süreçler oluşturmasını da sağlıyor. RPA, aynı zamanda gerçekleştirdiği tüm operasyonun bilgisini de tutuyor ve takip ederek raporlayabiliyor. Üretim süreçlerinin yanında; fatura kesmek, e-mail göndermek, ofis programları kullanmak gibi ofis işlerini de yapabilen bu sistem, işletmelerin büyümesini zorlaştıran iş gücü maliyetlerini azaltmasında da önemli bir kaynak haline geliyor. Veri güvenliği konusunda hassas ve data manipülasyonu gerçekleştirmeyen RPA, işletmenin tüm diğer dijital sistemleriyle, veri tabanlarıyla ve uygulamalarıyla iletişim kurabilme yetisine de sahip. Yıllardır konuştuğumuz endüstri 4.0 ve dijitalleşme, bu sistemlerin gelişmesi ve kullanımının artması ile geleceği şekillendirecek.

  

RPA’nın 600 Milyon $‘lık bir pazara sahip olduğu bilinirken, 2021 yılında da 2.9 Milyar $‘lık bir hacme ulaşması öngörülüyor ve şirketler için yarattığı değerin ise yaklaşık 6 Trilyon $ olması bekleniyor. Pazarın ve hacmin bu kadar hızlı büyümesinde sadece ABD ya da Batı’nın gelişmiş ülkelerindeki şirketler değil gelişmekte olan ülkelerin küçük ve orta ölçekli işletmelerinin de katkısı bulunuyor.

Share this post with
Bunlara da Göz atın

Benzer İçerikler